Sanal Uyuşturucu Bağımlılık
3 İş Günü
İçinde Kargoya Teslim
| Etiket Fiyatı | : | 300,00 TL |
| Satış Fiyatı | : | 210,00 TL |
Ürün Özellikleri
- Basım Yılı:2026
- Sayfa Sayısı:128
- Kağıt Türü:Kitap Kağıdı
- Ebat:13,5 x 21
- Dil:Türkçe
- Cilt Durumu:Karton Kapak
- ISBN-13:9786259289144
Kitabımın başlığı belki biraz tuhaf gelebilir. Ancak dünyamızın, yirmi birinci yüzyılının ikinci çeyreğine girdiği bu günlerde; çok önceden doksanlı yıllarda kuluçka devresine girmiş, iki bin onlu yıllarda larva dönemini tamamlamış ve bundan sonra büyük bir pandemik etki gösteren bir illetin pençesinde nesillerimiz yok oluyor. Daha yeni covid belasından çıkmış ama etkilerini hala hisseden dünya toplumlarının bu yeni belası sanal uyuşturucu. Bir eğitimci olarak her gün ziyaret ettiğim okulların hangi kademesinde olursa olsun, derslerin bitmesini bekleyen neredeyse gerçek uyuşturucu bağımlılarının yoksunluk sendromu belirtilerine yakın bir an önce akıllı cep telefonlarına kavuşup sosyal medya ortamlarına girmek için çevrim içi açlığı çeken çocuklarımızı görmemek mümkün değil.
Bütün dünya bu günlerde yapay zekânın hayatımızı ne kadar kolaylaştırdığını tartışıyor. Teknolojinin gün aşırı devrim niteliğinde ürünlerini insanlığın konforu için hizmete sunması hayatımızı kolaylaştırıyor mu?, yoksa hayattan uzaklaştırıyor mu? Tartışmanın ana noktasını oluşturuyor. İnsan sosyal bir varlık olarak toplumda birlikte yaşamanın getirdiği güzellikler insani değerlerimizin gelişip perçinlenmesini sağlar. Hayatımızın hemen her alanında hissettiğimiz teknolojik gelişmeler fiziksel hayatımızı kolaylaştırırken türümüzün bireysel beyin gelişiminin en önemli etaplarından olan oyun çağını by pass ederek duygusuz, değersiz, odağı bozulmuş, bencil, düşünüp sorgulamayan, çözüm üretmeyen asosyal bir varlığa mı dönüştürüyor.
İnsanlık yararına olan ve insanların kişisel gelişimi, refahı ve ekonomisini olumlu etkileyen teknolojiler zaman içinde vazgeçilmemiz olup bizi fiziksel hayattan kopardıkça kar zarar hesabı yapmak zorunda kalmıyor muyuz?
İletişim teknolojileri devrim niteliğindeki buluşu çevrim içi olmayı sağlayan internet sağlayıcıları olduğu gerçektir. Dünyamız bu teknoloji sayesinde bütün dünya coğrafyalarındaki insanların birbirleri ile zaman ve mekân kavramından arınmış bir şekilde iletişim imkânına kavuşmuş oldu. Ülkelerin sınırlarını ortadan kaldıran bu gelişme ile kültürler ve medeniyetler arası iletişim ve kültür göçü çok hızlandı. Eğitim, iş ve ticari hayatı domine eden bu teknolojik gelişme sosyal medya ağlarının da çeşitlenmesiyle veri aktarımını anlık düzeye indirerek hayal ötesi bir durum ortaya çıkardı.
Gelişen teknolojilerin insan yararına olduğu kadar insan zararına da olabileceğini ikinci dünya savaşında Japonya'ya atılan atom bombalarıyla tecrübe etmiştik. Daha yakın zamanlarda Çernobil faciasının getirdikleri ile yıllar sonra yüzleşmeye başladık. Bu buluşların ilk deneme alanı askeri gelişmeleri tetiklediği için ülkeler savunmasında uygulama olarak birinci sıraya alıyorlar.
İletişim teknolojisinin hızlı gelişimine paralel olarak gelişen akıllı telefon teknolojileri bilişim alanı ile entegre olarak ceplerimize kocaman bir dünyayı sığdırdı. İnsanın hayatını kolaylaştıran gözlük, işitme cihazı, protez gibi araçlarımıza vazgeçilmezimiz olarak akıllı cep telefonlarının da eklenmesiyle kombinimiz tamamlanmış oldu. Cep telefonsuz adım atmaz olduk. Kocaman bir doğayı terk ederek, kafamızı kaldırmadan baktığımız ekranlar kadar dünyaya razı olduk. Her yerde ekranımızdan gözümüzü ayırmadan gerçek hayattan sanal âleme geçiş yaptık. Ellerimizden düşürmediğimiz sanal âlemin uyuşturucu püskürten bize dönük penceresi sanal ekranlar bizi yönetmeye başladı. Zaman ve mekân kavramımızı ortadan kaldırdı ve aile bağlarımızı kopardı. Bize verilen duyu organlarımızın tatma, koklama ve dokunma fonksiyonlarından mahrum etti. Kısaca modern zombilere dönüştük çünkü sanal uyuşturucu etkisine girdik.
İnsanlar birçok bağımlılık yapan maddelerle mücadele ederken, sanal uyuşturucuların neden olduğu sanal bağımlılıkla nasıl mücadele edeceği konusunda çaresiz bir bekleyiş içinde. Aslında ortalama bir ailenin hepsinde akıllı telefon var ve en az bir sosyal medya takipçisi olunca küresel çapta çok büyük bir tehlike kendini göstermiş durumdadır. Kitabımızın ilerleyen bölümlerde neler yapabiliriz? Sorusuna cevap arayacağız.