Aşkta işte başarısızlığa uğradığımızda duygularımızın emeklerimizin karşılığını hediye paketinde gizlenmiş bir ihanet olarak aldığımızda; uğradığımız hayal kırıklığının yanı sıra güzel olduğunu zannederek yitirdiğimiz onca zamanımızla baş başa olduğumuz kabus gibi demlerde; nutkumuz tutulur gibi olduğunda; yüreğimizin susmak bilmeyen sesini duyarız gittiğimiz her yerde.
İnsanlar konuşur kalabalık artar; fakat biz sadece yüreğimizin sesini duyarız yüreğimizle bakarız her şeye. Dilimiz susar; hayatımız susar; yüreğimiz konuşur ve pencereler açılır önümüzde çeşit çeşit. Zaman kaç sorusuna cevap gelir içimizden: Zaman yürek. Biz de deriz: "Konuş yüreğim gün senin günün. Bu tören senin için senin bu düğün..."