Osmanlı Devleti'nde taşrada meydana gelen isyanlar, erken dönemlerden itibaren varlık gösterse de 16. ve 17. yüzyıllarda bu hareketlerin hem yoğunluğu hem de etkisi artmıştır. Özellikle Anadolu'da meydana gelen isyanların artışı ve sürekliliği kapıkulu süvarilerinin taşraya geçmesine ve devamında çeşitli nedenlerden dolayı kalıcı bir güç haline gelmesine yol açmış; bu durum, yeni idari mekanizmaların ve aktörlerin ortaya çıkmasını zorunlu kılmıştır. Altı bölük halkı olarak bilinen kapıkulu süvarileri Anadolu'da yerleşik olmaya başlamış ve bu birlikler disiplinsiz hareketleri ile merkezi otoritenin önlem almasına neden olmuştur. Bu durumun sonucunda merkezi otorite Anadolu'da bulunan kapıkulu süvarilerinin başına kethüdâyeri adıyla bilinen görevliyi amir olarak tayin etmiştir. Kethüdâyeri yalnızca kapıkulu süvarilerinin düzenini sağlamakla kalmamış, aynı zamanda Anadolu'da siyasi, içtimai, iktisadi, hukuki ve askerî görevlerin organizasyonunda merkezî otoritenin taşradaki temsilcisi olarak kritik bir rol üstlenmiştir. Geniş bir yelpazede birincil kaynaklara dayanan çalışma taşra yönetimindeki bu önemli aktörün atanma süreçlerinden ekonomik faaliyetlerine, taşra güvenliğindeki rolünden seçkin olma süreçlerine kadar çok yönlü bir analizi bünyesinde barındırmaktadır.