Sabır; acıya çaresizce katlanmak, haksızlığa boyun eğmek ya da köşesine çekilip edilgen bir bekleyişe bürünmek değildir. Bilakis sabır; çölde yavrusu için umutla koşturan Hz. Hacer'in bitmeyen cehdi, Yakub Aleyhisselam'ın isyansız bekleyişi ve Resulullah'ın (s.a.s.) sarsılmaz sebatıdır. Elinden geleni yaptıktan sonra neticeyi Allah'a emanet eden aktif bir teslimiyet; nimette şükrü, mihnette sükûneti kuşanma ahlakıdır. İmtihanlarla örülü hayat yolculuğunda insanın en kıymetli sığınağı olan aile, ancak bu erdemin gölgesinde sükûnete erer.