Sherlock Holmes'u yazan zihni hangi kitaplar besledi? Arthur Conan Doyle hangi yazarlarla büyüdü, hangi eserleri tekrar tekrar okudu ve hangi kahramanları yıllar boyunca zihninde taşıdı?
Arthur Conan Doyle, Sihirli Kapıdan Geçerek'te okuru kendi kitaplığının kapısından içeri davet ediyor. Raflardaki yıpranmış ciltleri birer birer eline alırken gençlik yıllarına dönüyor; kitapları uğruna yaptığı küçük fedakârlıkları, kendisine yeni dünyalar açan eserleri ve hayatının farklı dönemlerine eşlik eden yazarları anlatıyor.
Macaulay'den Walter Scott'a, tarihçilerden romancılara, şairlerden macera yazarlarına uzanan bu yolculukta Doyle'un edebî zevkinin nasıl biçimlendiğine tanık oluyoruz. Kimi zaman hayranlıkla, kimi zaman nükteli bir eleştiriyle konuşuyor; üslup, karakter, tarih, kahramanlık, hayal gücü ve iyi edebiyat üzerine düşüncelerini kendi okuma tecrübeleriyle harmanlıyor.
Bu sayfalarda karşımıza Sherlock Holmes'un yazarından önce tutkulu bir okur çıkıyor. Kitaplar onun hafızasında gençliğin, yolculukların, keşiflerin ve düşünsel dönüşümlerin izlerini taşıyan eski dostlara dönüşüyor. Her cilt başka bir hatıranın kapısını aralarken Doyle'un yazarlığını besleyen edebî dünyanın ipuçları da belirginleşiyor.
Sihirli Kapıdan Geçerek, büyük bir yazarın kitaplarla kurduğu ömürlük dostluğun hikâyesi; okumanın insanın zihnini, zevklerini ve hayal dünyasını nasıl şekillendirdiğine dair samimi bir edebiyat sohbeti.
Kapı aralık. İçeride Doyle'un eski dostları sizi bekliyor.