Kutsalın Sürgünü
4 İş Günü
İçinde Kargoya Teslim
| Etiket Fiyatı | : | 180,00 TL |
| Satış Fiyatı | : | 135,00 TL |
Ürün Özellikleri
- Basım Yılı:2026
- Sayfa Sayısı:130
- Kağıt Türü:Kitap Kağıdı
- Ebat:13,5 x 21
- Dil:Türkçe
- Cilt Durumu:Karton Kapak
- ISBN-13:9786258596076
Cumhuriyet devrimlerinin şekillendirdiği erken dönem maarif politikalarının temel amacı, devletin din ve eğitim mekanizmaları üzerinde tam denetim kurmaktır. Halifeliğin kaldırılması ve Tevhid-i Tedrisat ile başlayan süreç, dini kontrol etme, rasyonelleştirme ve nihayetinde bireysel alana indirgeme işlevi görmüştür. Yeni rejimin arzuladığı "fikri hür, vicdanı hür" nesil inşası hedefine ulaşmada eğitim etkili bir aygıt olarak kullanılmıştır. Bu çalışma, Tanzimat'tan Cumhuriyet'e uzanan Türk modernleşme sürecinin din eğitimi ve toplumsal dindarlık algısı üzerindeki yapısal etkilerini incelemektedir. Araştırmanın temel problemi, erken Cumhuriyet dönemi eğitim politikalarının, dini kamusal alandan soyutlayıp salt vicdanlara hapsetmesinin günümüzdeki yansımalarıdır. Pozitivist ve seküler politikalar neticesinde din eğitiminin müfredattan çıkarıldığı manevi fetret dönemleri, toplumun geleneksel inanç kodlarını zedelemiş ve dinî aidiyetin yüzeysel bir reflekse (Kültürel Müslümanlık) indirgenmesine yol açmıştır. Çalışmanın merkezî tezi, günümüzde Z Kuşağı olarak adlandırılan genç nesilde gözlemlenen deizm, inanç krizi ve dine mesafeli tutumun anlık bir sapma veya isyan olmadığıdır. Aksine bu tablo, dedelerin ve babaların, katı laikleşme politikaları nedeniyle tam anlamıyla yaşayamadıkları ve içselleştiremedikleri manevi mirası yeni nesillere aktaramamasından kaynaklanan tarihsel bir kopuşun zorunlu neticesidir. Nesiller boyu süren dinî okuryazarlık eksikliği, ulemanın otorite kaybı ve rasyonel-seküler aklın mutlaklaştırılması, bireyi teolojik sapmalara ve kendi öznel inancını kurgulamaya itmiştir. Sonuç olarak bu kitap, devletin din eğitimini kontrol altına alma ve rasyonelleştirme çabalarının sosyolojik maliyetini tahlil ederek, şekilsel ibadetlerin ötesine geçemeyen seküler dindarlık krizini aşmayı hedeflemektedir. Eser, salt bir geçmiş eleştirisi veya yası olmaktan ziyade, modern bireyin varoluşsal bunalımlarına yanıt verebilecek, medeniyet kökleriyle barışık ve çağın gerçeklerini okuyabilen sahih bir din eğitimi modelinin inşasına kavramsal zemin hazırlamayı amaçlamaktadır.